ŞEKER HASTALIĞI

22 Kasım 2012

PANQUDİE SİPARİŞ VE BİLGİ HATTI : 0212 963 12 03

PANQUDİE NEDİR ?

Green Store Bitkisel Panqudie Şeker Kapsul, Sizi Diyabet rahatsızlığından kurtarmaya yardımcı bir gıda takviyesidir. Hiçbir sıkıntıya maruz kalmadan; dayanılmaz ve iskence haline gelmis olan sikayetlerden sadece 60 Günde kurtulabilirsiniz.

Panqudie Diyabet Kapsül

Panqudie Bitkisel Diyabet Kapsül Şeker Rahatsızlığının oluşumunu önlemeye ve oluşan şeker rahatsızlığının ortadan kalkmasına yardımcı bir bitkisel gıda takviyesidir. Pankreasın Düzensiz olarak çalışmasından kaynaklı olarak oluşan şeker rahatsızlığı; pankreas hormonunun düzenli ve kaliteli insülin üretememesi ve buna bağlı olarak kandaki şekerin insülin eksikliğinden dolayı hücrelere ulaşamaması ve kandaki yoğunluğunun artması olarak tanımlanabilir. GreenStore Bitkisel Panqudie Şeker destek kapsülü, Pankreas üzerinde etki göstererek pankreasın düzenli çalışmasını ve kaliteli insülin üretmesine yardımcı olarak sizin bu dertten kurtulmanıza destek olacaktır.
“ Diyabet ile Yaşamayın ” Kurtulun…!
Diyabetten Şikayetçimisiniz..? Yalnız Değilsiniz..! Türkiye’de Milyonlarca Kişi bu Hastalıktan Şikayetçi ve Dayanılmaz Acılarına Katlanıyor.Şeker hastalığı çok sık rastlanan bir durumdur. Diyabetten Kurtulmak İçin..!
Yan etkisi olmayan tamamen doğal bitkilerden üretilmiş GreenStore Panqudie Kapsül ile Şeker rahatsızlığından kurtulacaksınız. GreenStore Panqudie Kapsül şeker rahatsızlığını derecesi ne derecede olursa olsun kullanmaya başladığınız ilk andan itibaren etkisini göstermeye başlayarak sizi bu illetten tamamen kurtaracaktır.
Panqudie Bitkisel Kapsülü kullanmaya başladığınız andan itibaren ortalama 15-20 gün gibi bir zaman zarfı sonunda kandaki şeker miktarınızda düşmeler olarak etkisini görmeye başlarsınız. GreenStore Panqudie Bitkisel Kapsül daha pankreas hormonları üzerinde etki göstererek pankreasın çalışmasını destekler, pankreasın üretiiği insülinin kalitesi ve değeri yükselmaya buna bağlı olarak H1A1c kan şekeri değeriniz düzenlenmeye başlar. Her geçen gün daha fazla etkisini görerek rahatsızlık gerilemeye başlar. Rahatsızlık tamamen ortadan kalktıktan sonra tekrarlama görülmez. Diyabet hastalığın gerçek tedavisi ancak ve ancak bitkisel ürünler ile mümkündür. GreenStore Panqudie Bitkisel Kapsül bu hastalıkla ve bu hastalığı oluşturan etmenlerle ve hormonal bozukluklarla savaşır, Diyabeti yenmeniz için en büyük yardımcınız GreenStore Panqudie Bitkisel Kapsül Olacaktır.GreenStore yılların birikimini özel formüller halinde siz kullanıcılarına sağlık sunmaya devam ediyor. Şeker tedavisinde de Panqudie Bitkisel Kapsül ürünü sizlerin derdine garantili çözüm olarak sunuyor. Diyabet rahatsızlığınız hangi evre olursa olsun, uzmanlarımız tarafından rahatsızlığınız doğrultusunda belirlenen Panqudie Bitkisel Kapsül kullanım süresinden sonra bu rahatsızlıktan kurtulmamanız için hiç bir neden yok. Üzerinde yazdığı şekilde kullanmaya özen gösterip size önerilen perhizede mutlaka uyun. Ürün içeriğindeki bitkilerin etken maddeleri pankreas organına en kısa zamanda etki etmeye başlayacak ve şikayetleriniz azalarak tamamen kaybolacaktır

DİYABET NEDİR ?

ŞEKER; Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir hastalıktır. Tıp dilinde diyabet denir. Pankreas, kandaki şeker miktarını kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo edilir. Şeker hastalığı vücudumuzda insülin hormonunun hiç üretilememesine, vücudun ihtiyacını karşılayacak kadar üretilememesi, ya da üretilen insülinin yeterince etki gösterememesine bağlı olarak ortaya çıkar.
Toplumun yaklaşık yüzde 6 ile 10’u şeker hastasıdır. Normalde vücuda yemeklerle aldığımız besinler parçalanarak, vücudun başlıca yakıtı olan şekere dönüştürülür ve kan dolaşımına geçerek kan şekerini yükseltir. Kan şekeri yükselmesi de pankreastan insülinin kana geçmesini arttırır. İnsülinde kanda dolaşan şekerin vücudumuzdaki hücrelere alınarak kullanılmasını ve vücudumuzun ihtiyacı olan enerjinin üretilmesini sağlar.
Tip 2 diyabet hastalığı ya vücut yeterli insülin salgılayamadığında ya da hücreler her zaman insülini “dinlemeyip” yeterli şeker girişine izin vermediğinde gelişiyor, buna da “insülin direnci” deniyor. Her iki durumda da, kanda gerekenden fazla şeker kalıyor. Kontrol edilmediğinde, kanda bulunan bu çok fazla şeker diyabet ve ilgili diğer komplikasyonların oluşmasına yol açabiliyor.
Hiç bir yan etki görmeden tedavinizi tamamladığınızda artık Diyabet hastası olmadığınızı göreceksiniz.

PANQUDİE KULLANIMI VE İÇERİĞİ

Kullanımı

Günde 3 defa  Sabah, Öğlen ve Akşam yemeklerinden 30 dk önce 2şer kapsül kullanılması tavsiye edilir.

İçeriği

Zeytin Yaprağı, Murt, Çıban Otu, Defne Yaprağı, Çuha Çiceği, Doğal Kapsül

 

Panquide

 

dark_gloss_buttons

ÜRÜN HAKKINDA BİLGİ ALMAK YADA  SİPARİŞ VERMEK İSTİYORSANIZ ANKETİ DOLDURUP GÖNDERİNİZ. YETKİLİ ARKADAŞLAR EN KISA SÜREDE SİZE GERİ DÖNÜŞ SAĞLAYACAKLARDIR… TEŞEKKÜRLER

06 Temmuz 2011

Diyabetliler gözlerine özen göstermelidir

Filed under: ŞEKER HASTALIĞI — İNDİRİM KRALI @ 10:06
Tags: , ,

İhmal edilen şeker hastalığının körlüğe kadar varan hasarlara neden olabileceği bildirildi. Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Süleyman Okudan, şeker hastalığının, retinadaki kan damarlarının tahrip olmasıyla ‘’diyabetik retinopati’’ denilen bir rahatsızlığa neden olduğunu söyledi.

Bu hastalığın 30 yıl öncesine kadar önlenemez ve tedavi edilemez bir hastalık olarak görüldüğünü kaydeden Okudan, “Laser teknolojisindeki gelişmelerin de katkısıyla artık, bu hastalık (önlenebilir veya tedavi edilebilir) körlük etkenleri sınıfına dahil olmuştur.’’ dedi ve göz sağlığının korunması için şeker hastalarının 6 ayda bir ayrıntılı göz kontrolünden geçmesi gerektiğini belirtti.

kadinlaricin.netŞeker Hastalığı Açlık Tokluk kan şekeri kaç olmalı hakkinda aciklamalar Şeker Hastalığı Açlık Tokluk kan şekeri kaç olmalı konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:Diyabet ,Şeker Hastalığı ,kan şekeri düşmesi, tokluk kan şekeri, kan şekeri düşüklüğü ,kan şekeri değerleri , gizli şeker, şeker hastalığı,

Şeker hastalarına beslenme bilgisi

Filed under: ŞEKER HASTALIĞI — İNDİRİM KRALI @ 10:04
Tags: , , ,

Hasta eğitimi, Türkiye’de tam 4 milyon insanın sorunu olduğu tahmin edilen diyabet hastalığının tedavisinin en önemli adımını oluşturuyor. Diyabetlilere hastalıklarını tüm yönleriyle tanıtmak ve hastalığın getireceği sorunlardan korunmalarını sağlamak amacıyla Acıbadem Hastanesi ücretsiz hasta eğitim programı başlattı. Bu çerçevede Acıbadem Hastanasi Konferans Salonu’nda konuşan Dr. Şadiye Yücel Kutbay, şeker hastalarına uygun beslenme tavsiyesinde bulundu. Kutbay, kan şekerini normal sınırlar içerisinde tutmak için basit şeker olarak tanımlanan toz ve kesme şeker, bal tatlı ve meyve sularının tüketilmemesini önerdi. Bilindiği gibi diabet, insan vücudunun yeterli miktarda insülin salgılayamaması veya salgılanan insülinin yeterli derecede kullanılamaması nedeniyle kan şekerinin yükselmesi durumu olarak tanımlanıyor.

Yoğun bakımda kan şekeri önemli

Belçika’da yapılan araştırmada, gerektiği an insülin kullanılarak kan şekeri kontrol altında tutulan hastaların yoğun bakımda kurtulma şanslarının daha fazla olduğu saptandı. Belçika’da Berghe Katolik Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, kan şekeri sürekli kontrol edilerek anında insülin verilen hastalarda, daha az enfeksiyon ve böbrek yetmezliği olduğu, bu hastalara daha az kan vermek gerektiği belirlendi. Gerektiği an insülin kullanılarak kan şekeri kontrol altında tutulan hastaların, kan şekeri yüksek hastalara göre, yoğun bakım süresinin kısalarak, hastaneden erken çıkabildikleri kaydedildi. 765 hasta üzerinde yapılan araştırmada, kan şekeri 110 miligram/dl’yi geçen hastalara anında insülin verildi. Bir grup hastaya da kan şekeri 215’i geçtiğinde insülin uygulandı. Bu hastaların insülin uygulandıktan sonraki kan şekeri oranı 180-200 olarak belirlendi. Kan şekeri anında kontrol altına alınan hastaların, diğer hastalara göre büyük farklılık gösterdikleri belirlendi. Bu hastaların ölüm riskinin yüzde 32, böbrek yetmezliği riskinin de yüzde 41 azaldığı görüldü.

Bol salata, şeker riskini azaltıyor

Filed under: ŞEKER HASTALIĞI — İNDİRİM KRALI @ 10:00
Tags: ,

Amerikalı araştırmacılar, bol bol salata yemenin, şeker hastalığına yakalanma riskini azalttığını tesbit ettiler. Real Age Araştırma Grubu’ndan yapılan açıklamada, salatada kullanılan marul gibi yapraklı sebzeler ile diğer besinlerin, kan şekeri seviyesini kontrol ettiği belirtildi. Araştırmacılar, salatada kullanılan sebzelerin bol vitamin ihtiva ettiğini, bol salata yiyenlerin kalp hastalıkları riskinden de uzaklaştığını bildirdiler. Bilim adamları, bol bol salata yiyenlerin, salatayı az tüketenlere göre ortalama 10 yıl daha genç kalabildiğini öne sürüyorlar.
Şeker için faydalı olan diğer bitkilerden bazıları ve kullanılışı şöyle:
Zeytin:
Yarım litre sıcak suya 2 çorba kaşığı (yaklaşık 30-40 gram) kıyılmış taze zeytin yaprağı koyun. 20 dakika bekledikten sonra süzün. Yemeklerden 10 dakika önce birer çay bardağı içilir.
Maydanoz:
3 demet maydanozu iyice yıkadıktan sonraşişe gibi sert cisimle ezdirip bir litre sıcak suyun içine koyun. Yarım saat kadar bekledikten sonra ince bir tülbentten süzün. Üzerine bir bardak yeni sıkılmış limon suyu ekleyin. Elde ettiğiniz karışımdan her sabah aç karnınıza bir çay bardağı için.
Isırganotu, okaliptus
yaprağı, tere:
Bunlardan herhangi biri, çay gibi demlenerek günde 3 defa bir çay bardağı içilir.

Hemoglobin A1C nedir?

Hemoglobin A1C veya kısaca ‘‘HbA1C’’ diye yazılan, bazı ülkelerde de daha kolay olsun diye A1C olarak adlandırılan bu tahlilde, hastanın kanındaki alyuvarlara bağlanmış olan glikoz miktarı ölçülmektedir. Alyuvarlardaki hemoglobine bir kere bağlanan glikoz, alyuvarın ortalama 120 gün süren ömrü boyunca değişmemektedir. Zaman zaman yapılan açlık kan şekeri düzeyi ölçümünün yanısıra, ortalama olarak üç ayda bir kez bu tahlilin yapılması, hastanın diyabet hastalığındaki genel gidiş hakkında çok değerli bilgi vermektedir. Uzmanlar tedavi altındaki diyabet hastalarında, bu tahlilin en çok yüzde 7 olmasını istemektedirler.

Şeker Kontrolünün Önemi

Filed under: ŞEKER HASTALIĞI — İNDİRİM KRALI @ 09:57
Tags: , , ,

Yukarıda da belirttiğim gibi, kontrol edilemeyen diyabette, zaman içinde önemli sorunlar çıkma riski yüksektir. Bu nedenle hastalığın yakından takip edilmesi önem taşımaktadır. Bunun için kandaki glikoz düzeyinin ölçülmesi temel olmakla beraber her zaman yeterli olmamaktadır. Açlık kan şekerinin ölçülmesi hastanın o andaki durumunu gösterdiği için kontrolü yapan doktora yeterli bilgi vermez. Son yıllarda geliştirilen bir tahlil yöntemi hastanın kandaki glikoz düzeyinin bir anlamda bilançosunu ortaya koyuyor.

Diyabetin oluşumu

Filed under: ŞEKER HASTALIĞI — İNDİRİM KRALI @ 09:55
Tags: , ,

Gıdalarla aldığımız şekerler, unlar, nişastalar yani özetle karbonhidratlar, sindirim sisteminde parçalanarak glikoz haline dönüşür ve kana karışır. Pankreas bezi tarafından salgılanan insülin hormonu, glikozun enerji şeklinde kullanılmasını sağlar. İnsülinin yetersizliği durumunda vücut, glikozu enerji şeklinde kullanamaz ve kandaki glikoz düzeyi artmaya başlar. Kandaki glikoz düzeyinin artması öncelikle kan damarlarının hasarlanmasına yol açar. Damarları tıkanan organlar da bunun sonucunda zarar görmeye başlar. Diyabet hastalarını için bir diğer sorun da, glikozdan sağlayamadığı enerjiyi, yağ ve benzeri diğer maddelerden sağlamaya çalışırken ortaya çıkan aseton ve benzeri diğer maddelerdir.

Şeker, tatlı bir hastalık değildir

Filed under: ŞEKER HASTALIĞI — İNDİRİM KRALI @ 09:54
Tags: , , , , ,

Tıp dilindeki adıyla ‘‘diabetes mellitus’’ yani şeker hastalığı, adında şeker olmasına rağmen sevimli bir hastalık değildir. Çünkü kronik ve ilerleyici özelliği olan bu hastalığın kesin tedavisi yoktur ve iyi kontrol edilmediğinde birçok sağlık sorununa yol açar.

Bu sağlık sorunları da kalp krizi, felç, damar tıkanıklığına bağlı olarak bacak kesilmesi, böbrek yetmezliği ve körlük gibi çok önemli sorunlardır.

ARDINDA çok önemli sağlık riskleri taşıyan şeker hastalığa karşı tıbbın yapabileceği tek şey, hastalığı kontrol altında tutmak. Hastalığın kontrolünde ilaç kullanmak, beslenmeyi, vücut ağırlığını ve yaşam biçimini düzenlemek ve belirli aralıklarla doktor muayenesi, önemli yer tutmaktadır.Bunun başarılabilmesinde ilk basamak hastalığı iyi tanımaktan geçer.

Diyabet neden bu kadar süratli yayılıyor?

Genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak hızla artıyor. İnsanın hayatı boyunca sürüyor, yani şu anda bir ilaç verip tamamen ortadan kaldıracak bir imkanımız yok. Biz sadece hastalığın vücutta bozukluk yapmadan, hastanın herhangi bir şekilde hayat kalitesini bozmadan, hastanın hayat süresini mümkün olduğunca uzatarak bu mevcut tedavileri uygulamaya çalışıyoruz. Diyabetin henüz radikal tedavisi yok.

İlk sırada kalp ve damar hastalıkları mı var?

Evet. İkinci sırada kanser var. Üçte inme ya da felç. Dördüncüsü de diyabet. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre felce bağlı ölüm sebepleri ve kalp damar hastalıkların bağlı ölüm sebepleri son 20 yıldan bu yana azalırken, kanser ve diyabet artıyor. Bunlar içinde en fazla artış gösteren diyabet. Diyabet kanserden çok daha hızlı yayılıyor.

Bu hastalık tedavi edilmezse ne olur?

Filed under: ŞEKER HASTALIĞI — İNDİRİM KRALI @ 09:38
Tags: ,

Ciddi olarak organ hasarları oluşturur. Görme bozukluğu yapabilir. Böbreklerde, ayak sinirlerinde bozukluk yapabilir ve sonuç olarak kemik sisteminde bozukluk yapabilir. Dünyadaki tüm ülkelerde dördüncü sıradaki ölüm sebebidir.

Neden AIDS’ten bile daha tehlikeli?

Dünyada 177 milyon diyabetli var. 2025’te bu sayı 300 milyonun üstüne çıkacak. Türkiye’deyse 10 milyonu geçer.

Kesin bir tedavisi yok ömur boyu sürüyor. Diyabet yüzünden hayatını kaybeden çok hasta var mı?

İstatistik yok. Ama Avrupa’da körlük nedenleri içinde birinci sırada bu hastalık var. Suni böbrek makinesine giren her 3 hastadan biri diyabet hastası. Amerika’da her yıl 60 bin kişinin ayağı bu hastalık yüzünden kesiliyor. Diyabetli hastalar eğer bir de kalp hastasıysalar kalp krizi oranı 4 kat artıyor. Diyabetli hastalarda felç oranı 3 kat fazla. Dikkat ederseniz ölüm oranı olarak dördüncü sırada ama birinci, ikinci sıradaki ölüm nedenlerini en çok besleyen hastalık. Onun için Dünya Sağlık Örgütü tarafından diyabet tüm dünya ülkelerinde birinci derecede mücadele edilmesi gereken hastalık olarak kabul ediliyor. Son dünya kongresinde diyabet AiDS’ten daha tehlikeli bir hastalık olarak tanımlandı…

Şeker yükleme testi zararlı mı, olası bir uyuyan şekeri uyandırır mı?

Hastalarımız da çok soruyor. Kesinlikle zararlı değildir. Bir porsiyon baklavanın içinde 100-150 gr. şeker vardır. Biz sadece 75 gr. şeker yüklüyoruz. Siz bir tabak baklava yediğinizde ne oluyorsa glikoz yüklemede de o olur.

Açlık kan şekeri nedir?

Filed under: ŞEKER HASTALIĞI — İNDİRİM KRALI @ 09:33
Tags: , ,

Açlık kan şekeri 8 saat açlıktan sonra ölçülen değerdir. Tokluk kan şekeri de 75 gr. karbonhidrat içeren glikoz alımından sonra yapılan ölçümdür. Glikoz yükleme testi bizim için bir öğün modelidir. Diyelim ki sabah saat 8’de kahvaltı yaptınız. Saat 1’e kadar metabolizmanızda ne tür bir değişiklik oluyor onu inceleriz. Hastaya 75 gr glikoz içeren şekerli su içirilir. Yarım saat beklenir. Sonra saatte bir kan şekeri ölçülür. Eğer 200’ün üzerinde çıkarsa bunun adı diyabettir.

Şeker oranı yüksek her hasta diyabetli midir?

Açlık kan şekeri 126’nın, tokluk kan şekeri 200’ün üzerinde olanlara diyabet hastası diyoruz.

Oranlar niye değişti?

Filed under: ŞEKER HASTALIĞI — İNDİRİM KRALI @ 09:31
Tags: ,

Çünkü bütün araştırmalar şunu gösterdi. Diyabetli olmayan bir kişiye ‘diyabetlisin’ demek çok büyük bir hata değil. Sen diyabetlisin, bundan sonra adam gibi yiyip içeceksin, üç öğün yemeğini yiyeceksin, şeker ve yağlı yemeyeceksin diyoruz. Bunda bir mahsur yok. Ama diyabetli olanı atlamak büyük bir risk.

Kan şekeri değerleri normalde kaç olmalı?

Dünya Sağlık Örgütü’nün son aldığı karara göre, kan şekeri 100’ün üstünde olan herkes diyabet açısından risk altında kalıyor. Önceden 120’ydi bu rakam. Sonra 110 oldu, şimdi 100’e indi.

Kimler risk altında?

Gizli şeker, diyabet ortaya çıkmadan 15-20 yıl öncesinden bulunabilir. İlk bulgular sık acıkma, açlığa tahammülsüzlük, hızla yemek yeme, sık tatlı isteği, hatta tatlı krizidir. Yani 15 yıl öncesinden ortaya çıkan belirtiler bunlardır.
 Peki belirtilerin sadece bir ya da ikisi varsa…
Belirtilerin çoğu birlikte olur. Ayrı ayrı olmaz.

15 Haziran 2011

İnsülin Preparatları Nasıl Saklanmalıdır ?

İnsülin aşırı sıcak yoksa oda ısısında bir kaç hafta stabil kalabilir. Kullanılmayan insülinler buzdolabında (2-8 derecede) saklanmalı fakat asla dondurulmamalıdır. İnsülin, şişe açıldıktan sonra veya yüksek ısıya maruz kalınca etkisini kaybedebilir. İnsülin şişeleri açıldıktan sonra buzdolabında üç ay oda ısısında bir ay saklanabilir. Kalem İnsülinler (Penfill) kalemin içinde olarak buzdolabında üç ay, oda ısısında üç hafta saklanabilir. Bütün bunların yanında şişe üzerinde yazan son kullanma tarihine dikkat edilmelidir. İnsülin direkt güneş ışığında bırakılmamalı, flakon çok sert ve hızlı sallanmamalıdır. Yolculukta, küçük bir el çantası içerisinde kendi muhafaza kutusunda taşınabilir. Park edilmiş araba içerisinde bırakılmamalıdır. ( Bu durumda arabanın iç ısısı 30 derecenin çok üzerine çıkabilmektedir). İnsülin asla bagaja verilmemelidir.

Keywords: insulin kullanımı, insülin tedavisi, insülin iğnesi, nasıl kullanılır, vurulur, insülin dozu, dozları, insülin nasıl yapılır, şeker hastalığı, diyabet hastalığı, diyabet, şeker sorunu, diyabet sorunu. diyabet tedavisi, şeker tedavisi, doğal şeker tedavisi, doğal diyabet tedavisi

2. TİP DİYABETTE – TİP 2 ŞEKER HASTALIĞINDA HANGİ DURUMLARDA İNSÜLİN TEDAVİSİ GEREKMEKTEDİR ?

Beslenme planı, egzersiz ve şeker düşürücü ilaçlara rağmen kan şekeri yüksek seyreden hastalarda, ameliyat olacak hastalarda, ameliyat döneminde, hamilelikte, ağır bir infeksiyon geçirirken, ayak yarası olanlarda, diyabete bağlı komplikasyonların gelişmeye başladığı hastalarda mutlaka geciktirilmeden insülin tedavisi uygulanmalıdır.

2. TİP DİYABET – TİP 2 ŞEKER HASTALIĞI

Erişkinlerde görülen diyabettir. Pankreas insülin üretir fakat vücut bunu gerektiği gibi kullanamaz. Daha çok 40 yaş üzeri kişilerde ortaya çıkar. Belirtileri :
Poliori (sık idarara çıkma)
Polidipsi (çok su içme)
Polifasi (çok yemek yeme)
Kilo kaybı
Plazma kan glukoz düzeyinin yükselmesi (açkarnına 126 mg’dan büyük ya da eşit olması)

Bunların dışındaki diğer belirtiler:
Yorgunluk
Vücuttaki yaraların geç iyileşmesi
Kuru ve kaşıntılı cilt
Sık geçirilen enfeksiyonlar
Bulanık görme
Cinsel sorunlar
Ellerde ve ayaklarda uyuşma
Karıncalanma
Ağız kuruluğu

Tip 2 diyabetin nedeni tip 1 diyabette olduğu gibi tam bilinmemektedir. Fakat bazı risk gruplarında görülme olasılığı daha yüksektir. Bunlar :
Yaşı 40 ve üzeri olanlar
Şişmanlar
Ailede başka diyabet hastalığı bulunanlar
Gebelik sırasında diyabet gelişen 4,5 kg. Daha ağır bebek doğuranlar
Bir hastalığın veya yaralanmanın stresini yaşayanlar
Stresli bir hayatı olanlar
Beslenme alışkanlığı bozuk olanlar

Bu risk faktörlerinden en az iki tanesi varsa mutlaka diyabet taraması yapılmalıdır. Tip 2 diyabetin tedavisi diyet, egzersiz, eğitim ve gerekiyorsa oral olarak antidiyabetik ilaçlar veya insülin ile yapılmaktadır. Bu hastalığın tedavisi ömür boyu devam etmektedir. Bu sebeple tedavi endokrinoloji, diyabet ve metabolizma uzmanı ve diyetisyen ve diyabet hemşiresi tarafından planlanması hastalık komplikasyonlarının önlenmesi açısından çok önemlidir.

1. TİP DİYABET – ŞEKER HASTALIĞININ TEDAVİSİNDE YENİLİKLER VAR MI ?

Günümüzde Tip 1 diyabetin kesin tedavisi için yapılan çalışmalarda insülin yerine adacık dokusu ya da pankreas nakli gündeme gelmiştir. Ancak bu nakillerde en önemli sorun doku reddidir. Ve doku reddini önlemek için immunsüpresif adı verilen, önemli yan etkileri olan, pahalı ilaçlar kullanılmaktadır. Bu nedenle adacık nakli tedavisine kesin çözüm olarak bakan araştırıcılar daha az zararlı immunsüpressif ilaç arayışı içindedirler.

1. TİP DİYABET – TİP 1 ŞEKER HASTALIĞI NEDENLERİ NELERDİR ?

Keton cisimciklerin üretilmesi sonucunda,
– Bulantı, kusma
– Yorgunluk
– Karın ağrısı
– Derin solunum, aseton kokusu
– Baygınlık hissi, dalgınlık
– Kilo kaybı
Şekerin yüksek olması sonucunda,

- İdrara çıkmada artış (özellikle geceleri)
– Sıvı kaybı
– Susama, ağız kuruması

- Çok idrar yapmak. Vücutta insülin yapılamadığı zaman, insülinin, normalde sorumlu olduğu işlevler yapılmaz, yani glukoz hücreler tarafından enerji olarak kullanılamaz ve kanda birikir, belli bir düzeyden sonra da böbrekten atılmaya başlar. Şeker beraberinde suyu da sürükleyeceğimden kişi çok idrara çıkmaya başlar.
– Çok su içmek. İdrarla aşırı su kaybedince aşırı su içilir.
– Zayıflamak. Öte yandan alınan gıdalardan yararlanamayan vücut hücreleri enerji kaynağı olarak depolardaki yağları yakıt olarak kullanmaya başlar ve kişi zayıflar.

Bu belirtilerin ortaya çıkması için gereken süre, pankreas bezi beta hücrelerindeki yıkımın hızı ve süresine bağlıdır. Tahribat haftalar, aylar hatta yıllar boyunca sürebilir. Yıkımın hızlı ve kısa sürede tamamlandığı durumlarda vücut enerji ihtiyacı için kendi proteinlerini ve yağlarını kullanmak zorunda kalır. Özellikle yağların aşırı yıkımıyla oluşan, son ürünlere keton cisimleri adı verilir; vücut için zararlı atıklardır, birikerek ketoasidoz denilen acil bir tabloyu meydana getirirler. Ketoasidozun belirtileri karın ağrısı, hızlı solunum, aşırı halsizlik ve yorgunluktur ve bu tablo derhal hastaneye başvurmayı gerektirir.

1. TİP DİYABET – TİP 1 ŞEKER HASTALIĞI NEDENLERİ

Normal kişilerde vücudu dışarıdan gelen yabancı etkenlere karşı korumakla görevli bir bağışıklık sistemi vardır. Bu sistemin herhangi bir nedenle (virüs, ilaç, aşılanma, fizik veya pişik stres v.b) normalden sapması sonucu kendi hücrelerini yabancı olarak algılaması, onlara saldırması ve tahrip etmesiyle meydana gelen hastalıklara “otoimmun hastalıklar” denir. Tip 1 diyabet denilen şeker hastalığı da, bu otoimmun hastalıklar grubuna dahildir. Bilinmeyen bir sebeple harekete geçen bağışıklık sistemi, insülin yapımını üstlenen pankreas beta hücrelerini tahrip etmektedir. Bu tahribat %80’in üzerine ulaştığında hastalık belirtileri ortaya çıkmaya başlar.

Tip 1 diyabet gelişimi açısından kimler daha yüksek risk taşır?
Yakın akrabalarında (anne, baba, kardeş, çocuk) Tip 1 diyabetli bulunan kişilerde, ailesinde 4’den fazla sayıda Tip 2 diyabetli olanlarda, gebelik sırasında diyabet ortaya çıkan kişilerde hayatlarının ileri dönemlerinde Tip 1 diyabet gelişme riski daha yüksektir.

DİYABET – ŞEKER HASTALIĞININ TEDAVİSİ

Bir yüz yıl önce şeker hastalığına yakalansaydınız, tıp dünyası henüz insülinden haberdar olmadığı için, saydığımız tahribat karşısında pek bir şey yapamayacaktınız. Ama diyabet artık tedavi edilebiliyor. Ağızdan alınan ilaçlar var, insülin var ve nasıl bir yaşam biçimi değişikliğinin hastalığı önleyebileceğini ve iyileştirebileceğini biliyoruz.

Yine de, titiz bir yaklaşımla, tedavinin tüm gereklerinin yerine getirilmesi bile tahribatın sıfırlanmasını sağlayamamaktadır. Ne yazık ki, ağızdan alınan ilaçlar mükemmel değildir. İnsülinle ise, vücudun ihtiyaca göre salgılamasını yeteri mükemmellikle taklit edememekteyiz.

Diyabetin bazı erken belirtileri vardır. Kan şekeri yüksek olan kişilerde yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, sık idrara çıkma. susama, yara ve berelerin uzun zamanda iyileşmesi gibi belirtiler vardır. Eğer ailenizde şeker hastası varsa bu hastalığa yakalanma riskiniz daha fazladır. bu belirtilerle doktorunuza başvurduğunuz taktirde doktorunuz kan şekerinizin de
belirlenmesini isteyecektir.

eğer diyabetliyseniz hayatınızın bundan sonraki döneminde kendinizi çok iyi kontrol  altında tutmanız gerekecektir. Diyabetle barışık yaşamanın yolu kendinize dikkat etmekten geçer. Kan şekeri düzeylerinizi ortalama aralıklarda tutarak olabildiğince normal yaşam sürdürmeyi hedeflemelisiniz. Bu hedefe ulaşmanın en iyi yolu diyet uygulamak ve egzersiz yapmaktır.

Ama, şeker hastalığına yatkın biriyseniz ya da gizli şeker iniz varsa, hastalığın ortaya çıkmasını önleyebilirsiniz. Son zamanlarda bu konuda pek çok çalışma yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Bunlardan birinin özetini sitemizde bulabilirsiniz.

DİYABET – ŞEKER HASTALIĞI VE DİYET

 Beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi
Hayatınız boyunca uygulayabileceğiniz, sağlığınız için en ideal beslenme düzenini oluşturarak kan şekerinizi istenen hedeflerde tutmak, şeker yükselmeleri(hiperglisemi) ve ani şeker düşmelerinin (hipoglisemi) olmamasını sağlamak, ideal vücut ağırlığınıza ulaşmanızı sağlayarak bu kiloda kalmanızı sağlamak ve bu sayede yaşam kalitenizi sağlığınızı olumsuz etkilemeden yükseltmek beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi ile gerçekleştirilebilir. Şeker hastaları ve aslında sağlıklı yaşam isteyen herkese genellikle sabah-öğle ve akşam yemeği olmak üzere üç ana öğün ve sabah ile öğlen arasında, ikindi vakti ve gece de üç ara öğün olacak şekilde yemek yemesini öneriyoruz.

                              Düzenli Egzersiz

Uygun fizik aktivite sağlık problemi olan veya olmayan herkesin sağlığı için iyidir. Şeker hastalarında egzersiz kan şekerinizi daha iyi kontrol altında tutmanızı sağlar. Aktivite vücuttaki şekerin daha hızlı tüketilmesini sağlar. Fazla kilolarınızdan kurtulmanıza yardımcı olur. Kendinizi daha iyi hissedersiniz.

 

Egzersiz programına başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışarak tıbbi kontrolden geçmelisiniz.Yapmak istediğiniz egzersiz programını kısıtlayabilecek bir sağlık probleminizin olup olmadığını sormalısınız. Eğer insülin veya şeker düşürücü hap kullanıyorsanız egzersiz sırasında veya sonrasında kan şekerinizin düşebileceğini mutlaka aklınızda tutarak bunun için önleminizi alın. (Bkz Önlemler) Egzersiz olarak saymadığınız günlük işleriniz bile enerji tüketiminizin artmasına yol açarak kan şekerinizi düşürebilir. Örneğin alışveriş yapmak, bahçede çalışmak, uzun yürüyüş yapmak, yüzmek, dans etmek, ev işleri….

Yürüyüş (yapabildiğiniz kadar tempolu) en uygun egzersizdir. Bunun için bütün ihtiyacınız bir çift lastiği sıkmayan pamuklu çorap ve ayağınıza iyi uyan, vurmayan bir çift ayakkabıdır.

Yapılacak egzersize ve kan şekeri değerlerinize göre hipoglisemi yaşamamak için ek gıda almanız gerekebilir. Kan şekeri değerlerinize ve yapacağınız egzersizin şiddetine göre ilave olarak almanız gereken besinler tabloda gösterilmiştir. ( 1ekmek= 1 dilim ekmek veya yerine yiyebileceğiniz bir besin. Besin değişim tablosunda eşdeğer yiyecekler gösterilecektir)

 

DİYABET – ŞEKER HASTALIĞI BELİRTİLERİ

                  Sık sık idrara çıkma
                  Aşırı susama
                  Bulanık görme
                  Halsizlik,bitkinlik
                  Beklenmedik kilo kaybı
                  Acıkma hissidir.
                  Mide bulantısı
                  Kusma
                  Nefes kokusu
                  Sık idrar yolu enfeksiyonu
                  Adetten kesilme
                  Kuru ve kaşıntılı deri
                  Yaraların geç iyileşmesi

DİYABETLE – ŞEKER HASTALIĞIYLA BARIŞIK YAŞAMA

Diyabetin bazı erken belirtileri vardır. Kan şekeri yüksek olan kişilerde yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, sık idrara çıkma. susama, yara ve berelerin uzun zamanda iyileşmesi gibi belirtiler vardır. Eğer ailenizde şeker hastası varsa bu hastalığa yakalanma riskiniz daha fazladır. bu belirtilerle doktorunuza başvurduğunuz taktirde doktorunuz kan şekerinizin de belirlenmesini isteyecektir.

Diyabetliysem ne yapmam gerekiyor? eğer diyabetliyseniz hayatınızın bundan sonraki döneminde kendinizi çok iyi kontrol altında tutmanız gerekecektir. Diyabetle barışık yaşamanın yolu kendinize dikkat etmekten geçer. Kan şekeri düzeylerinizi ortalama aralıklarda tutarak olabildiğince normal yaşam sürdürmeyi hedeflemelisiniz. Bu hedefe ulaşmanın en iyi yolu diyet uygulamak ve egzersiz yapmaktır.
 

şeker hastalığı, şeker, diyabet, diyabetik, diabet, diyabet, hastalık, bilgi , hakkında, şekerin tedavisi, şeker , seker, hastaligi, hastalik, diyabet tedavisi, tadavi, tedavisi, şeker yükselmesi , hemoglomin, a1c, homoglomin, şeker diyeti, diyabetik diyet, diyet ve önemi, sağlıklı beslenme, beslenme kuralları, insülin tedavi, inüsülin, insulin ,

DİYABET NEDİR ? ŞEKER HASTALIĞI NASIL MEYDANA GELİR ?

Filed under: ŞEKER HASTALIĞI — İNDİRİM KRALI @ 19:06
Tags: , , ,

Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır ve kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun(şekerin) hücrelerin içine girememesidir. Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glükoz pankraeas tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve orada yakılarak enrjiye dönüşür. Hücrelerin üzerinde değişik maddelerin girmesine izin verilen “kapılar” vardır. Bu kapılar normalde kilitlidirler ve uygun “anahtar” varlığında açılırlar. Diyabet, hücrelerin üzerindeki glükoz “kapısının” açılamaması durumudur. Bu örnekten ilerlersek diyabet, anahtar işlevi gören İNSÜLİN hormonu yetersizliğine ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin( hücre kapısındaki kilidin) bozukluğuna bağlı gelişmektedir.

ŞEKER VE İSÜLİN

Vücut, sürekli olarak kanda bir miktar şekere (glukoza) ihtiyaç duyar. İnsülin kan dolaşımındaki glukozu hücrelere taşımakla görevlidir. İnsülin pankreas tarafından üretilen bir hormondur.
Hücrelerdeki glukoz, günlük yaşamımızı devam ettirmeyi sağlayacak enerji kaynağıdır.

DİABET – ŞEKER HASTALIĞI VE SORUNU

Diabet, diğer adıyla şeker hastalığı, sık görülür ve ciddî sonuçlara yol açar.Pankreasın ürettiği insülinin yetersizliği veya etkisizliğinden kaynaklanır. İnsülin olmayınca, besinlerle aldığımız şeker ve diğer besin unsurları, ihtiyaç duyan hücrelere giremez. Böylelikle, hücreler şekersizlik çekerken, kanda şeker normal değerlerin üstüne çıkar. Kanda şekerin çok artması, zehir etkisi yaratır ve vücudun tüm hücrelerini tahrip eder.

The Rubric Theme. WordPress.com’da ücretsiz bir web sitesi veya blog oluşturun.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.